Boşanma Davalarında Dijital Delillerin Önemi
Boşanma davalarında özellikle aldatma, sadakat yükümlülüğüne aykırılık ve güven sarsıcı davranışların ispatında WhatsApp mesajları, telefon kayıtları, sosyal medya yazışmaları ve fotoğraflar önemli bir yer tutmaktadır.
Bunun temel nedeni, sadakat yükümlülüğünün ihlaline ilişkin davranışların çoğu zaman üçüncü kişilerin gözü önünde gerçekleşmemesidir. Bu nedenle eşlerden birinin diğer eşin telefonunda veya sosyal medya hesabında ulaştığı mesajlar, fotoğraflar ve benzeri dijital veriler boşanma davasında önemli deliller hâline gelebilir.
Ancak burada kritik bir ayrım vardır:
Bir dijital verinin eşe ait olması tek başına yeterli değildir. Delilin hangi şekilde elde edildiği de önemlidir.
Eşimin Telefonundaki Mesajları Mahkemeye Sunabilir miyim?
Somut olayın koşullarına göre evet.
Yargıtay uygulamasında, eşin evlilik birliği içerisinde ulaştığı mesaj veya görüntüler ile diğer eşin özel alanına zorlayıcı veya teknik yöntemlerle müdahale edilerek elde edilen kayıtlar birbirinden ayrılmaktadır.
Bu nedenle;
“Mesaj eşimin telefonundan alındıysa kesinlikle kullanılamaz.”
şeklindeki genel kabul hukuken doğru değildir.
Asıl değerlendirilmesi gereken husus, mesajın nasıl elde edildiğidir.
Eşin Telefonunu İnceleyerek Bulunan Mesajlar Delil Olabilir mi?
Evet.
Eşin diğer eşe ait telefonu bilinçli olarak incelemesi sonucunda ulaştığı mesajların da, somut olayın koşullarına göre boşanma davasında delil olarak kullanılması mümkündür.
Burada belirleyici olan, mesaja mutlaka “tesadüfen” ulaşılmış olması değildir. Asıl önemli olan, delilin elde edilmesi sırasında hukuka aykırı bir yönteme başvurulup başvurulmadığıdır.
Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 29.03.2023 tarihli, 2022/10727 E., 2023/1387 K. sayılı kararında, tarafların yaşadığı müşterek konutta bulunan erkeğe ait telefon kadın eş tarafından incelenmiş ve telefondaki mesaj kayıtları boşanma davasına delil olarak sunulmuştur.
Somut olayda telefonun ele geçirilmesinde hukuka aykırı bir yol veya yöntem kullanıldığı ortaya konulamadığından, karşı tarafa ait olsa dahi müşterek konutta bulunan telefonun incelenmesi sonucu elde edilen mesajların hukuka aykırı delil olarak değerlendirilemeyeceği kabul edilmiştir.
Dolayısıyla;
“Eşimin telefonuna onun haberi olmadan baktım; bu nedenle bulduğum mesajları hiçbir şekilde kullanamam.”
şeklindeki düşünce her durumda doğru değildir.
Telefonun Şifresini Kırmak ile Telefonu İncelemek Aynı Şey Değildir
Yargıtay'ın önem verdiği temel ayrım, telefonun incelenmiş olması değil; delilin elde edilmesinde hangi yöntemin kullanıldığıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 28.09.2023 tarihli, 2023/1210 E., 2023/4328 K. sayılı kararında, diğer eşin telefonunda bulunan fotoğraflar değerlendirilmiştir.
Kararda, fotoğrafların özel bir kurgu sonucunda elde edilmediği, telefonun şifresinin kırılmadığı ve mevcut durumun belgelenmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu dikkate alınmıştır.
Yargıtay, salt fotoğrafın diğer eşin telefonundan alınmış olmasının delili hukuka aykırı hâle getirmeyeceğinikabul etmiştir.
Bu yaklaşım, boşanma davalarında dijital deliller bakımından önemli bir sınır ortaya koymaktadır.
Hangi Durumlarda Delilin Hukuka Aykırılığı Gündeme Gelir?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 189/2. maddesine göre hukuka aykırı şekilde elde edilen deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.
Bu nedenle eşler arasında da delil elde etmenin bir sınırı vardır.
Örneğin;
- telefonun zorla alınması veya şifresinin kırılması,
- eşe baskı yapılarak telefon ya da hesabın açtırılması,
- WhatsApp Web üzerinden eşin yazışmalarının gizlice ve sistematik biçimde takip edilmesi,
- casus yazılım veya benzeri teknik takip araçlarının kullanılması
suretiyle elde edilen kayıtlar, somut olayın özelliklerine göre hukuka aykırı delil olarak kabul edilebilir ve hükme esas alınmayabilir.
Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 14.03.2024 tarihli, 2023/5012 E., 2024/1780 K. sayılı kararında, eşin WhatsApp Web oturumu üzerinden elde edilen görüşme kayıtları hukuka aykırı delil olarak değerlendirilmiştir.
Benzer şekilde, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 17.10.2023 tarihli, 2023/7197 E., 2023/4809 K. sayılı kararına konu olayda, telefonun zorla alınması, şifresinin kırdırılmaya çalışılması ve eşe baskı yapılarak telefonun açtırılması suretiyle elde edilen içeriklerin hukuka aykırı olduğu kabul edilmiştir.
Dolayısıyla temel ayrım;
“Eş telefona bilerek mi baktı, tesadüfen mi gördü?”
sorusundan ziyade;
“Delil elde edilirken hukuka aykırı, zorlayıcı veya teknik bir müdahale yöntemi kullanıldı mı?”
sorusunda ortaya çıkmaktadır.
Eş Şifresini Kendisi Verdiyse Ne Olur?
Şifrenin veya erişim imkânının eş tarafından daha önce kendi rızasıyla verilmiş olması da değerlendirmeyi etkileyebilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 20.01.2025 tarihli, 2023/4807 E., 2025/491 K. sayılı kararında, kadın eşin sosyal medya şifresini kendi rızasıyla eşine verdiği anlaşılmıştır.
Yargıtay, bu nedenle eşin ulaştığı mesajlaşma kayıtlarının hukuka aykırı delil sayılamayacağı sonucuna varmıştır.
Bu karar da dijital deliller bakımından tek ölçütün “karşı tarafın telefonu veya hesabı” olmadığını, erişimin hangi koşullarda gerçekleştiğinin önem taşıdığını göstermektedir.
Sosyal Medya Paylaşımları Delil Olabilir mi?
Evet.
Özellikle herkese veya geniş bir kullanıcı kitlesine açık sosyal medya paylaşımlarının mahkemeye sunulması mümkündür.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 26.04.2023 tarihli, 2022/10870 E., 2023/1950 K. sayılı kararında, herkese veya birçok kişiye açık sosyal medya hesabından elde edilen bilgilerin hukuka aykırı delil olarak değerlendirilemeyeceği kabul edilmiştir.
Dolayısıyla kişinin;
- herkese açık Facebook paylaşımı,
- Instagram gönderisi,
- profil fotoğrafı,
- kamuya açık yorumları
somut olayın özelliklerine göre boşanma davasında delil olarak kullanılabilir.
Aldatma Nasıl İspatlanır?
Aldatma ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlar çoğu zaman doğrudan ispatlanamaz.
Bu nedenle mahkeme yalnızca tek bir delile değil, olayın bütününe bakar.
Somut olaya göre;
- WhatsApp veya SMS içerikleri,
- sosyal medya yazışmaları,
- fotoğraflar,
- telefon görüşme yoğunluğu,
- otel kayıtları,
- seyahat kayıtları,
- banka hareketleri,
- tanık anlatımları
birlikte değerlendirilebilir.
Ancak burada önemli bir ayrım bulunmaktadır.
Her sadakat yükümlülüğüne aykırı davranış zina değildir.
Bir eşin başka biriyle duygusal veya cinsel içerikli yazışmalar yapması, güven sarsıcı davranış veya sadakat yükümlülüğünün ihlali olarak değerlendirilebilir. Buna karşılık Türk Medeni Kanunu'nun 161. maddesi anlamında zina nedeniyle boşanmaya karar verilebilmesi için zina olgusunun somut olayın bütününden yeterli biçimde ortaya konulması gerekir.
Bu nedenle dava açılırken zina ile sadakat yükümlülüğüne aykırı davranış kavramlarının birbirinden ayrılmasıönem taşır.
Ekran Görüntüsü Tek Başına Yeterli midir?
Her zaman değil.
Karşı taraf;
“Bu mesaj bana ait değil.”
veya
“Bu ekran görüntüsü değiştirilmiş.”
şeklinde itirazda bulunabilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 16.12.2024 tarihli, 2023/3675 E., 2024/9976 K. sayılı kararında, WhatsApp ekran görüntülerinin davalı eşe ait olduğu ve hukuka uygun şekilde elde edildiği ispatlanamadığından bu kayıtların hükme esas alınamayacağı kabul edilmiştir.
Dolayısıyla dijital deliller bakımından iki husus birlikte önem taşır:
Delil hukuka uygun şekilde mi elde edildi?
ve
Delilin gerçekten karşı tarafa ait olduğu ortaya konulabiliyor mu?
Mesajı Mahkemeye Sunmak ile Başkalarına Yaymak Aynı Şey Değildir
Boşanma davasında dijital deliller konusunda en fazla dikkat edilmesi gereken noktalardan biri de budur.
Bir mesajın boşanma davasında ispat amacıyla mahkemeye sunulması ile aynı mesajların sosyal medyada paylaşılması, aile çevresine gönderilmesi veya üçüncü kişilere yayılması farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 14.03.2019 tarihli, 2016/12458 E., 2019/1463 K. sayılı kararında, gerçek olan ve delili sunan eş tarafından üretilmemiş sosyal medya mesajlarının boşanma davasındaki iddiaların ispatı amacıyla kullanılmasında somut olay bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiştir.
Kararda ayrıca bu içeriklerin boşanma davası dışında yayıldığının ispatlanmamış olması da dikkate alınmıştır.
Bu nedenle;
Mahkemeye delil sunmak başka, özel yazışmaları üçüncü kişilere yaymak başkadır.
KVKK Nedeniyle Bu Deliller Kullanılamaz mı?
Uygulamada zaman zaman;
“Bu mesaj kişisel veridir, KVKK var; mahkemeye sunamazsınız.”
şeklinde genel değerlendirmeler yapılmaktadır.
Bu yaklaşım tek başına doğru değildir.
Kişisel verilerin korunmasına ilişkin hükümler ile kişinin mahkemede hak arama ve iddiasını ispat etme hakkı birlikte değerlendirilmelidir.
Ayrıca 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nda aile hayatına ve yargılama faaliyetlerine ilişkin bazı istisnalar bulunmaktadır.
Ancak buradan;
“Eşler arasında KVKK veya özel hayatın gizliliği hiçbir şekilde uygulanmaz.”
sonucu da çıkarılmamalıdır.
Boşanma davalarında çoğu zaman asıl mesele, verinin kişisel veri olup olmadığından ziyade delilin hangi yöntemle elde edildiği ve hangi amaçla kullanıldığıdır.
Sonuç
Boşanma davalarında WhatsApp mesajları, telefon kayıtları, sosyal medya yazışmaları ve fotoğraflar özellikle aldatma ve sadakat yükümlülüğünün ihlali iddialarında önemli deliller arasında yer almaktadır.
Yargıtay uygulaması birlikte değerlendirildiğinde;
eşin diğer eşe ait telefonu incelemiş olması, tek başına elde edilen mesaj veya görüntülerin hukuka aykırı delil olduğu anlamına gelmez.
Buna karşılık;
telefonun zorla alınması, şifrenin kırılması, eşe baskı yapılması, WhatsApp Web üzerinden gizli ve sistematik takip yapılması veya casus yazılım kullanılması gibi yöntemler delilin hukuka aykırı kabul edilmesine neden olabilir.
Bu nedenle dijital deliller bakımından esas soru;
“Delil nereden elde edildi?”
değil,
“Delil hangi yöntemle elde edildi?”
sorusudur.
Ayrıca dijital delilin gerçekliği, karşı tarafa aidiyeti ve hangi iddiayı ispatlamak amacıyla kullanılacağı da ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Özellikle zina ve sadakat yükümlülüğünün ihlaline dayalı boşanma davalarında, mevcut dijital delillerin dava açılmadan önce hukuki açıdan değerlendirilmesi; hem delilin kullanılabilirliğinin korunması hem de hukuka aykırı delil sorunu yaşanmaması bakımından önem taşımaktadır.
Sık Sorulan Sorular
Eşimin telefonunu karıştırırken bulduğum WhatsApp mesajlarını mahkemeye sunabilir miyim?
Somut olayın özelliklerine göre evet. Eşin telefonunu incelemiş olmanız, elde edilen mesajları tek başına hukuka aykırı delil hâline getirmez. Mahkeme özellikle telefonun nasıl ele geçirildiğini, şifrenin nasıl öğrenildiğini ve delile ulaşılırken zorlayıcı veya teknik bir yöntem kullanılıp kullanılmadığını değerlendirir.
Eşimin telefonunun şifresini biliyorsam mesajlara bakmam hukuka aykırı mıdır?
Şifrenin nasıl öğrenildiği önemlidir. Şifre eş tarafından daha önce rızasıyla verilmişse bu durum delilin hukuka uygunluğu bakımından dikkate alınabilir. Buna karşılık şifrenin kırılması, zorla öğrenilmesi veya teknik yöntemlerle aşılması hâlinde hukuka aykırılık gündeme gelebilir.
WhatsApp ekran görüntüsü tek başına delil olur mu?
Her zaman değil. Karşı taraf mesajların kendisine ait olmadığını veya ekran görüntüsünün değiştirildiğini ileri sürebilir. Bu nedenle mesajların aidiyeti ve gerçekliği de önemlidir. Gerektiğinde diğer delillerle desteklenmesi veya teknik inceleme yapılması gündeme gelebilir.
Silinmiş WhatsApp mesajları boşanma davasında kullanılabilir mi?
Silinmiş mesajlara ait hukuka uygun şekilde elde edilmiş bir kayıt mevcutsa somut olayın koşullarına göre delil olarak ileri sürülebilir. Ancak mesajların sonradan teknik yollarla elde edilmesi sırasında hukuka aykırı bir yöntem kullanılmışsa delilin kullanılabilirliği ayrıca değerlendirilir.
WhatsApp Web üzerinden eşimin mesajlarını takip edebilir miyim?
Yargıtay uygulamasında eşin WhatsApp Web oturumu üzerinden yazışmalarının gizlice ve sistematik biçimde takip edilmesi hukuka aykırı delil olarak değerlendirilebilmektedir. Bu nedenle bu yöntem ciddi hukuki risk taşır.
Eşimin Instagram veya Facebook mesajları boşanma davasında delil olabilir mi?
Evet. Sosyal medya yazışmaları ve paylaşımları, elde ediliş şekli hukuka uygunsa boşanma davasında delil olarak kullanılabilir. Özellikle herkese açık paylaşımların delil olarak sunulması bakımından hukuka aykırılık iddiası daha sınırlıdır.
Başka biriyle yapılan samimi yazışmalar zina sayılır mı?
Her samimi veya cinsel içerikli yazışma Türk Medeni Kanunu'nun 161. maddesi anlamında zina olarak kabul edilmez. Ancak bu tür yazışmalar sadakat yükümlülüğüne aykırılık veya güven sarsıcı davranış olarak kusur değerlendirmesinde dikkate alınabilir.
Aldatmayı ispatlamak için mutlaka otel kaydı veya fotoğraf gerekir mi?
Hayır. Mahkeme delilleri bir bütün olarak değerlendirir. Mesajlar, telefon görüşme yoğunluğu, sosyal medya kayıtları, seyahat ve otel kayıtları, banka hareketleri ve tanık anlatımları birlikte dikkate alınabilir.
Telefon görüşme dökümleri mahkemeden istenebilir mi?
Somut uyuşmazlıkla bağlantılı olması ve usulüne uygun şekilde delil olarak dayanılması hâlinde mahkeme ilgili kayıtların getirtilmesini değerlendirebilir. GSM kayıtları kural olarak görüşmenin içeriğini değil, numaralar arasındaki trafik bilgilerini gösterir.
Eşimin mesajlarını aileme veya arkadaşlarıma gönderirsem sorun olur mu?
Olabilir. Bir içeriğin boşanma davasında ispat amacıyla mahkemeye sunulması ile üçüncü kişilere yayılması farklı hukuki değerlendirmelere tabidir. Özel yazışmaların gereksiz şekilde üçüncü kişilerle paylaşılması kişilik hakları, özel hayatın gizliliği ve somut olaya göre cezai sorumluluk bakımından sorun yaratabilir.
KVKK nedeniyle eşimin mesajlarını boşanma davasında hiç kullanamaz mıyım?
Hayır. “Kişisel veridir, bu nedenle hiçbir şekilde kullanılamaz” şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır. Hak arama ve ispat hakkı ile kişisel verilerin korunması birlikte değerlendirilir. Asıl önemli hususlardan biri delilin hangi yöntemle elde edildiğidir.
Hukuka aykırı elde edilen bir delil çok önemli olsa bile kullanılabilir mi?
HMK m.189/2 uyarınca hukuka aykırı şekilde elde edilen deliller hükme esas alınamaz. Delilin davanın sonucu bakımından çok önemli olması, tek başına hukuka aykırı elde etme yöntemini ortadan kaldırmaz.
Ekran görüntüsünü aldıktan sonra telefonu veya mesajları silmeli miyim?
Hayır. Delilin aslına veya kaynağına sonradan ihtiyaç duyulabilir. Bu nedenle dijital deliller üzerinde değişiklik yapılmaması ve mümkünse mevcut hâliyle korunması önemlidir. Özellikle karşı tarafın aidiyet veya manipülasyon itirazı ihtimali varsa delilin kaynağının korunması önem taşır.
Boşanma davası açmadan önce dijital delillerle ilgili ne yapmalıyım?
Delilin nasıl elde edildiği, karşı tarafa aidiyeti ve hangi hukuki iddiayı ispatlayacağı birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle zina, sadakat yükümlülüğünün ihlali veya güven sarsıcı davranış iddiası söz konusuysa mevcut dijital delillerin dava açılmadan önce hukuki açıdan incelenmesi hak kaybı yaşanmaması bakımından önemlidir.
Ahkem Hukuk & Arabuluculuk
Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her somut olay kendi koşulları ve delilleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir. Boşanma ve aile hukuku alanında hukuki destek almak için Ahkem Hukuk & Arabuluculuk ile iletişime geçebilirsiniz.


